yazesintisi | 2008-11-19 08:51:07
|
|
Sevmek; hoşgörmek,ilgilenmek,ödün vermek,katlanmaksa ...
ben seni çok seviyorum o zaman..
Aşk;sensizlik,çaresizlik,acizlik,tutkuya tutsak olmaksa....
Ben sana aşığım o zaman....
|
yazesintisi | 2008-11-18 14:58:46
|
|
Neden bu kadar hüzünlü,bu kadar acı yazıların diyorlar..Mutluluk adına mutluluğu anlatan bir yazı yazmak o kadar zorki;hani derler ya ağlatmak kolaydır, zor olan güldürebilmektir.Aynısı yazı sanatındada geçerli galiba..Acılar,hüzünler,isyanlar hemen dökülür kelimelere anında şekillenir yazılarda,mutlulukla ilgili yazılmaz bir türlü...Mutluluk; bir gülün dokunuşunda,bir bebeğin gülümsemesinde,annenin göğsünde, babanın omuzundadır.Mutluluk tuttuğun takımın gol haberinde,sıcak bir ekmekte,sıcak bir yaz gününde bir anda ferahlatan yaz esintisindedir.yemeğin tuzundadır,gökyüzünde,yüreğin sevdasında, ilkbaharla doğanın canlanmasındadır. Çevrendekilere bakabilmektedir...Okulun ilk gün heyecanındadır...haftanın bir gününün tatil olmasında ...Yorgunlukla ayakları uzatıp kahveden bir yudum alabilmektir..Açken yenen bir ekmek parçasındadır..Mutluluk;başarıdadır..karşındakini güldürebilmektir,belki düşündürebilmek,belki de bir sorununu çözümleyebilmektir.Aşkını ilan edip karşılık alabilmektir. Bir sevgiliyle buluşmaktır..yazı yazmaktır mutluluk..Yazdığının beğenilmesidir..Ummadığın anda bir hediye almak,sevdiğinin gözlerine bakmaktır..Mutluluk sabırda,yemekte,içmekte,nefes almakta vardır.Mutluluk; yaşadığın her anda karşına çıkacak ve seni tebessüm ettirecek bir güzelliktir..Kısaca her şeyde vardır mutluluk! Asıl önemlisi mutluluğu görmek ve doyasıya yaşayabilmektir...
|
yazesintisi | 2008-11-18 13:25:33
|
|
Bugün evden çıktığımda yağmur damlaları çiseliyordu.Yağmur kelimesi bende her zaman hüznü hatırlatırdı.İlk kez bugün severek hoşlanarak yürüdüm..Damlalar sevdiğimin küçük dokunuşları gibi yüzüme hafifce dokunup tenimde kayboluyorlardı.kaybolurken sanki içimdeki tüm olumsuz düşünceleride birlikte götürüyorlardı.Yerlerde günlerdir biriken her türlü pisliği yıkamak,yok etmek istercesine hızla inen bir senfoni sergileniyor sanki..
İri iri tanelerle,acelesi varmışcasına şiddetli bir özlemle toprağa düşüyor her damla.Büyük bir ayrılık sonrası kavuşuyormuşcasına,hızla dans ederek birleşiyor toprak ve su. Birbirini kucaklıyor hasretle.
O kadar çok kirlenmişti ki dünya..Yağsın,durmadan yağsın..Her türlü pisliği alıp götürsün.Yıkayıp yepyeni,pırıl pırıl yapsın dört bir yanı..Yeniden umutla dolalım..
İçimden hemen şemsiyeyi kapatıp yağmur altında en az bir yarım saat dolaşmak geçiyor..
Islansam,ıslansam..Her damlayı hissetsem,hissedebilsem.Ruhumun derinliklerine kadar işlese..Her damla içimdeki sıkıntı ve kederi,ruhumdaki sebebi belirsiz sıkıntıyı alsa,yıkasa,yerlere indirse,temizlese..
Hepsi yerlere aksa,toprağa inse,çamur olsa..Gözümün önünden uzaklaşıp gitse ve yok olsa.Kuş gibi hafiflesem,yeniden doğsam.İçime mutluluk,sevinç dolsa..
Bu dilekler gerçekleşirken ben de bembeyaz bir güvercine dönüşsem.Sonra da içim umutla dolu,durmadan yağan gökyüzüne doğru kanat çırpsam.Yine ıslansam,ıslansam ve geri dönsem..
Okul yolu boyunca yağmur var ve dinmeyecek. bense kulağımda ebru gündeşin "kızıl mavi" şarkısını dinlerken yağmurun senfonik dansını izleyerek yağmurda yürümenin keyfini çıkarıyorum...
|
Beyaz__Gece | 2008-11-17 21:55:27
|
|
simsiyah harflerle kirletilmiş,bembeyaz bir sayfa...bedenin görünümü ve tanımı var,peki ruhun var mı bir rengi...
neresinden bakılsa acı,hangi satırından başlansa hüzün,hangi kelimesi okunsa güvensizlik..
çünkü yazan insan,yazdıran insandır...
doğan güneş neyi değiştirecek ki,sadece zamanın kölesidir... insanlık yok olmuş,var ettikleri tezlerlen yaşamaya tutunmuşlar.. '' YAŞAMAK DİREMEKTİR '' kime,neye karşı bu direniş...
oysa yaşam paylaşmaktı..
tezlerlen yaşam bir kukla sirkiydi...insan anı ile kendini bulur yorumlar,sıcaklığı kaçmış bir çay gibi tatsızdır...
hayat bir sinemadır derler,bunu telaffuz eden ve bilen en üstte yerini almıştır..yönetmen,bir takım noktalarda senarist..
bu filimde reklam arası yok.......İNSAN.............
isteyince A'dan Z'ye bütün harflar mutluluğa hizmetçi,işler ters giderse SENARYO değişiyor,rollerlen beraber...
bir ayrılığın ilanı gibi,ölünün üzerine son toprak,gözdeki son damla,son kez el sallamak gibi...
kışın soğuğunda,dalgaların kayaları dövdüğü anlarda,fırtınalarda savrulurken sığındığım biri var..
düşündüklerinin, hissettiklerinin ve yaşadıklarının benim için zerre kadar önemi yok, ne bu...
sen istediğini söyle,senin söylediklerinin hiç bir anlamı yok,ne bu...ikilem,çelişki...
aklımda kalan bir şey var... bulutlar hızla akıp geçerken,çocukların mahsun eşliği yağmurlara...saf ve duru...
tek kişilik dünyamda ölçülü adımlarla yürüyorum..boşverdim ve ben artık kendime ağlıyorum..yok kendime değil bu isyanım.. bende değişmeyen...kendinde adı belli olmayan sana üzülüyorum İNSANCIK...
şimdi sadece dünyada sürüklenen bedenleri seyrediyorum...ikiye bölünmüş bir yanı batı bir yanı doğu..İNSANLIK..
yolun açık olsun,dili olmayan sadece yüreği ile bütünleşen İNSAN..
|
yazesintisi | 2008-11-17 13:55:40
|
|
her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.
bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her ÅŸeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir ÅŸiir istersin
�içinde benzetmeler olan�
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok
uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine
sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır
sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aÅŸk sorgusunda ÅŸahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır
bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar
verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz
sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
allah�a inanmaktır
|
havin23 | 2008-11-17 00:06:57
|
|
Ben ben`de degilim
Ben`i kendinde alan sen`deyim
Ben kendimi kendimde istemem
Sen ben`de olmayinca
Ben ben`i Özlemem
Ben`i kendinde tutan sen ben`de olunca
Ben seni alinca ben`e
Yürek dolar tasar evrenle
Yürek dolunca sen`le
Dolar tasarim kendimle
Kaybedince yolunu sen sen`deki ben`le
Kaybederim kendimi ben hayat yolunda
Bulunca neseyi bendeki sen`le
Sen yasam olursun bendeki ben`e…
|
yazesintisi | 2008-11-14 09:19:10
|
|
Bugün okula gelmek istemedim ayaklarım geri geri gidiyordu.Ama ne olursa olsun son gün hadi git diyerek yürüdüm gelirken yolda kulağımda müzik "Kırmızı gül demet demet "
Kırmızı gül demet demet
Sevda deÄŸil bir alamet
Balam nenni yavrum nenni
Gitti gelmez o muhannet
Şol revanda balam kaldı
Yavrum kaldı balam nenni
Kırmızı gül her dem olmaz
Yaralara merhem olmaz
Balam nenni yavrum nenni
Ol tabipten merhem gelmez
Şol revanda balam kaldı
Yavrum kaldı balam nenni"
okula geldim arkadaşım aradı Emine nin oğlunu kaybettik bir yanda yıkıldım kendi yaşadıklarım kendi acılarım eminenin acıları hepsi birbirine karıştı yanaklardan sel oldu Bir yandna öğrencilerimin dediklerini yapmaya çalışıydum bir ynadan her şey normal rutin yürüyor acılar içte yaşanıyor için kan ağlarken yaşamın süreğenliğine katkıda bulunmaktan başka yaptığın yok yapacağın yok acı evlat acısı canından gidenin acısı kabuk bile bağlayamıyor e ufak bir söz bir yaşantı anınd akanatıyor bu iyileşmez yarayı Ne büyük bir acıdır bu hiç dinmeyen hiç yok olmayan Anaların evlatkarı gitmesin bırakıpta işte bundan karşıyım şiddete teröre öldürülmelere kimsenin hakkı yok bir insanın hayatını söndürmeye ve arkada kalanlara acılar çektirmesine yavrular ölmesin......analar ağlamasın..Süzülmesin gözden yürekten yaşlar...
|
R.ivedik | 2008-11-14 01:32:28
|
|
Git başımdan şehvet!.. Kasıklarımda sızlamaa... Tilki uykularından yat da uyanamaa... Git başımdan seninle uğraşamam, Bana ne belliyse elbisenin üzerinden? Git kendi çöplüğünde eşelen... Git başımdan diyorum,Ne olmuş çifte dolunayşa? Ve koynundaysa kendi kanını içte kudur!.. Yaa... Şehvet ne diyorum? Sen ne diyorsun?.. Gözlerimi kapatıyorum Truvayla geliyorsun!.. Taciz postuna bürünüp kendi ırzına geçiyorsun!.. Bana bak şehvet oynama! Ayağıma dolanıp kafamı bozma! Boğarım tek gözlü yılanını tıkarım taş kovuklarını... Ah şehvet! Ne desem laf anlamıyorsun, Ateşi saklasam güneşle tutuşuyorsun... Neden her ufukta ten rengi güneşler? Bak sehvetim her güneşte soyunmak ister hemen... Ahh bilemezsiniz ben bu sehveti Ayağına namus bağlayıp denizlere mi atmadım... Kızgın damgalarla yuvasını mı dağlamadım?.. Ahh o ne hortlaktır, Sabah akşam dilinde açık saçık türküler, Üstelik ciddi bir maskeyle yüzünü gizler... Yaa kediler bile Martı bekler,Gelir geçer sabret bu nöbetler!..
|
yazesintisi | 2008-11-13 15:06:16
|
|
Hep başı dik dolaşmak niye?
Niye mi kimseler zarar vermesin diye.Bir yıkıklığın üzerine,bir yıkıklık yaşamamak için ama öyle bir an geliyor ki,yıkıldığınızı gören biri çıkıveriyor ve ona bütün zayıflıklarınızı gösteriveriyorsunuz.Bundanda rahatsızlık duymuyorsunuz.O sizden bir parça oluyor,onunla yatıp onunla kalkıyorsunuz.İsterdim bütün herkesi onun gibi yüreğime sokmayı ama herkes aynı olmuyor ya da kimseye ona güvendiğiniz gibi güvenmiyorsunuz.
Oysa herkesin istediği aynı şey...Dilediği gibi herşeyini sevgiyle özgürce anlatmak ve yaşamak.
Yaşanılanlar zaman içinde insanları katılaştırıyor ve herkes birilerinin kuyusunu kazmaya başlıyor.Yaşam çekilmez hal alıyor.Konuşmuyorum artık,bu herkesin birbirini arkadan vurduğu dünyada.
Yaşam istediği gibi geçiyor,hiç kimseden izin almadan geliyor ve geçiyor,dil konuşmuyor ama yürek hep konuşacak,hemde hiç susmadan
|
yazesintisi | 2008-11-13 15:05:29
|
|
Güneşi bulutların ardına saklayanlar, güneşin çıkmaması için,şimşek ,yıldırımlara yerini bıraktıranlar da insanlar ...karanlığı,şüpheyi,dikenlerle çizerek kalpte umudu kara kalemlerle silip sadece maviyi yokedip siyaha boyayan eller,ne bekler ki maviyi sonra .......mavi kalmamıştır kalpte yokedilmiştir avuçlarda ağır ağır ........siyahlıkları silecek silgiyi bekler tekrar mavi umutları gökyüzüne salabilmek özgür bir uçurtma gibi gökyüzünde salınmak için ama bitmiştir birşeyler yok olmuştur mavilikler ,geride kalantürkülerdir ağıt yakan türküler...yürek der ki beyinle birlikte BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN ALDIRMA GÖNÜL ALDIRMA AĞLADIĞIN DUYULMASIN ALDIRMA GÖNÜL ALDIRMA......
|
| |
yazesintisi | 2008-09-20 17:35:27
|
|
Her insan umudun gölgesinde hayatını yaşar.
Zaten umut değil midir hayallerin kahramanı... İçimizdeki seslerin vicdanımıza düşen yansıması da,o değil midir ?
Bu dünyada kesinlikle kaybedilmemesi gereken, bütün duyguların kalbinin adıdır umut.. Umudu kaybetmemiz, gökyüzündeki yıldızların birer birer kaymasıydı... Ve en sonunda da ayın peşinden birer birer sönmesi. Gecenin gökyüzüne elvedasını seslendirir, bütün kırık dökük şarkılar... Ve umudun bitişi ile bütün çıkışların tek adresi vardır çıkmaz sokakta...
Kaç insan tanıdık umudunu yitirmiş ya da yitiren.. Kaç insana umut aradık bilinmez dünyaların kayboluşunda.. Kaç insanın umutsuzluğunu asmayı denedik, zifiri karanlık gecelerde kurduğumuz darağaçlarında.. Kaç insanın umudu olduk, kararan dünyasında, bir kibrit çöpüne gıpta edercesine, kendimizi feda ederek... Kayan kaç yıldıza, şefkate, merhamete hasret, sevgiye muhtaç olan, gururlu, kibirli kalplerimize inat, avuçlarımızı açabildik. Bütün sorular vicdanımızın darağacında asılı cevapları... Umudunu yitiren kaç insanın vicdanına bir cevap verbildik ki...
Bütün soruların sonucunda, sıfırlar dünyasında nefes almaya çalışıyorsak ve hala buradayız diye seslenebiliyosak, ya yaşarken ölüyoruz ya da ölürken yaşamaya çabalıyoruz. Zamansız savrulan bir yaprak gibi, kendi yüreğimizden çıkan sesleri duyamayacak kadar, acizliğimiz üzerimizde mühürlü... Amansız bir telaş içerisindeyiz, ne yaptığımızı bilmeden, hayat sahnesinde en iyi rolleri kesmeye çalışan, ama en kötüsünden oyuncuların kaderini mi paylaşıyoruz acaba ...
Vicdanımızdaki hesabı bozduğumuz günden beri, umudumuz hala yok.. Neşemiz kaçmış, keyfimiz bozuk... Umudunu yitiren, kayıp şehirlerin insanları olarak, kendimizden de bihaberiz.. Üzerimizdeki elbiselerin içinde kaybolan sadece biz değiliz... Kaybettiğimiz çok şeydi oysa ...
Sahi, umudunu yitiren insanlar nerede yaÅŸar ?
|
MardinliDilan21 | 2008-08-06 11:32:01
|
|
Ben hayatda umudugumu kayip etdim,
Insanlardan nefret etdim,
Cok bilinmes acilar cektim,
Sucsus yere hep darbeler yedim,
Hayatda birkere olsun gülmedim,
Neden hep ben bu aciyi cektim..??
Bende isterdim ölümüne sevmek,
Sevmek ne demek oldugunu ögrenmek,
Sevgiye hep muhtac kaldim,
Ve hic kimseyi sevemedim,
Ben hayata ısyan etmek ıstemıyorum,
Kaderimi böyle yazdıgı ıcın,
Beni acilar icinde yapa yanliz birakdigi icin..!!!!!!
|
SebebimdiN | 2008-06-18 12:28:37
|
|
Seni çok sevmiştim onun içindir senden klan yanlızğımıda sevmemem.Hep gitmelerden korkardım onun için senden önce benim gidişim.İnsan sevdiğini birkere kaybedince sevilen birkere gidince diğerleride hep diye korkuyor sevmye seni korkularımla sevmiştim.Elimde değildi birkere incinmiştim ikincisinden korktum.Yinede sevdim seni hemde gidenlerden daha çok sevdim.Hep ayak seslerindeydi kulağım...Çizdiğim sınırlardan öte bir ayak sesi duyunca irkilirdim koşardım tutmak için seni oysa sen gitmeyi değil benli hayalleri düşlüyor olurdun ozamanlarda sadece düşlüyordun benimde ''SENLİ'' hayallerim olsun diye hiç yardımcı olmadın bana.GİTMEK... Kimi zaman ayakların gei gidercesine...Kimi zaman bir aşkı tamamen silercesine gideni izlemek...Kimi zaman dur demekle dememek arasına binlerce kez ölmek.Kimi zaman üstünden kocaman bir yükün kalkaması seviyorum seni ama gitmeliyim...SENİ HAYALLERİN BENİ GERÇEKLERİM BEKLER!!!
|
yazesintisi | 2008-09-15 09:07:53
|
|
SENİ DÜŞÜNÜRKEN SÖYLENECEK
BİR ÇOK ŞEY VAR HEPSİ
SENİ SEVİYORUM DA GİZLİ
|
yazesintisi | 2008-11-14 09:19:10
|
|
Bugün okula gelmek istemedim ayaklarım geri geri gidiyordu.Ama ne olursa olsun son gün hadi git diyerek yürüdüm gelirken yolda kulağımda müzik "Kırmızı gül demet demet "
Kırmızı gül demet demet
Sevda deÄŸil bir alamet
Balam nenni yavrum nenni
Gitti gelmez o muhannet
Şol revanda balam kaldı
Yavrum kaldı balam nenni
Kırmızı gül her dem olmaz
Yaralara merhem olmaz
Balam nenni yavrum nenni
Ol tabipten merhem gelmez
Şol revanda balam kaldı
Yavrum kaldı balam nenni"
okula geldim arkadaşım aradı Emine nin oğlunu kaybettik bir yanda yıkıldım kendi yaşadıklarım kendi acılarım eminenin acıları hepsi birbirine karıştı yanaklardan sel oldu Bir yandna öğrencilerimin dediklerini yapmaya çalışıydum bir ynadan her şey normal rutin yürüyor acılar içte yaşanıyor için kan ağlarken yaşamın süreğenliğine katkıda bulunmaktan başka yaptığın yok yapacağın yok acı evlat acısı canından gidenin acısı kabuk bile bağlayamıyor e ufak bir söz bir yaşantı anınd akanatıyor bu iyileşmez yarayı Ne büyük bir acıdır bu hiç dinmeyen hiç yok olmayan Anaların evlatkarı gitmesin bırakıpta işte bundan karşıyım şiddete teröre öldürülmelere kimsenin hakkı yok bir insanın hayatını söndürmeye ve arkada kalanlara acılar çektirmesine yavrular ölmesin......analar ağlamasın..Süzülmesin gözden yürekten yaşlar...
|
EZLN | 2008-06-10 08:46:56
|
|
Yıllar boyu işkenceler içinde, İhanetler ve direnmeler içinde Bekledilerde, gelmedi ölüm. Tuttular yakasından Koydular önlerine. Konuş be ölüm konuş Biz büyüyoruz sen böyle küçüldükçe Seninle kavgamız insanlık tarihiyledir !!!
|
yazesintisi | 2008-11-18 13:25:33
|
|
Bugün evden çıktığımda yağmur damlaları çiseliyordu.Yağmur kelimesi bende her zaman hüznü hatırlatırdı.İlk kez bugün severek hoşlanarak yürüdüm..Damlalar sevdiğimin küçük dokunuşları gibi yüzüme hafifce dokunup tenimde kayboluyorlardı.kaybolurken sanki içimdeki tüm olumsuz düşünceleride birlikte götürüyorlardı.Yerlerde günlerdir biriken her türlü pisliği yıkamak,yok etmek istercesine hızla inen bir senfoni sergileniyor sanki..
İri iri tanelerle,acelesi varmışcasına şiddetli bir özlemle toprağa düşüyor her damla.Büyük bir ayrılık sonrası kavuşuyormuşcasına,hızla dans ederek birleşiyor toprak ve su. Birbirini kucaklıyor hasretle.
O kadar çok kirlenmişti ki dünya..Yağsın,durmadan yağsın..Her türlü pisliği alıp götürsün.Yıkayıp yepyeni,pırıl pırıl yapsın dört bir yanı..Yeniden umutla dolalım..
İçimden hemen şemsiyeyi kapatıp yağmur altında en az bir yarım saat dolaşmak geçiyor..
Islansam,ıslansam..Her damlayı hissetsem,hissedebilsem.Ruhumun derinliklerine kadar işlese..Her damla içimdeki sıkıntı ve kederi,ruhumdaki sebebi belirsiz sıkıntıyı alsa,yıkasa,yerlere indirse,temizlese..
Hepsi yerlere aksa,toprağa inse,çamur olsa..Gözümün önünden uzaklaşıp gitse ve yok olsa.Kuş gibi hafiflesem,yeniden doğsam.İçime mutluluk,sevinç dolsa..
Bu dilekler gerçekleşirken ben de bembeyaz bir güvercine dönüşsem.Sonra da içim umutla dolu,durmadan yağan gökyüzüne doğru kanat çırpsam.Yine ıslansam,ıslansam ve geri dönsem..
Okul yolu boyunca yağmur var ve dinmeyecek. bense kulağımda ebru gündeşin "kızıl mavi" şarkısını dinlerken yağmurun senfonik dansını izleyerek yağmurda yürümenin keyfini çıkarıyorum...
|
yazesintisi | 2008-11-13 15:06:16
|
|
Hep başı dik dolaşmak niye?
Niye mi kimseler zarar vermesin diye.Bir yıkıklığın üzerine,bir yıkıklık yaşamamak için ama öyle bir an geliyor ki,yıkıldığınızı gören biri çıkıveriyor ve ona bütün zayıflıklarınızı gösteriveriyorsunuz.Bundanda rahatsızlık duymuyorsunuz.O sizden bir parça oluyor,onunla yatıp onunla kalkıyorsunuz.İsterdim bütün herkesi onun gibi yüreğime sokmayı ama herkes aynı olmuyor ya da kimseye ona güvendiğiniz gibi güvenmiyorsunuz.
Oysa herkesin istediği aynı şey...Dilediği gibi herşeyini sevgiyle özgürce anlatmak ve yaşamak.
Yaşanılanlar zaman içinde insanları katılaştırıyor ve herkes birilerinin kuyusunu kazmaya başlıyor.Yaşam çekilmez hal alıyor.Konuşmuyorum artık,bu herkesin birbirini arkadan vurduğu dünyada.
Yaşam istediği gibi geçiyor,hiç kimseden izin almadan geliyor ve geçiyor,dil konuşmuyor ama yürek hep konuşacak,hemde hiç susmadan
|
yazesintisi | 2008-11-12 10:16:39
|
|
Mutluyum..Güneş daha bir parlıyor sanki..İnsanlar daha bir sevgi dolu bakıyor..yaşam gülümsüyor gibi bana .Aslında herşey aynı yerli yerinde ama ben mutluyum ya her şey farklı geliyor bana..insanların yanında olmak onları etkileyen olayları çözümlemeye çalışmak.Bir işe yaradığını hissetmek..Müthiş bir ruhsal doygunluk sağlıyor.Çocuklarımın yüzündeki hüznün bir silgiyle silinir gibi yok olup gülümsemenin yerleşmesni izlemek..seni çok seviyorum öğretmenim diyerek gelip sarılmaları ve içtenlikle yanağa kondurulan kelebek gibi hafif bir öpücük...o öpücüğün tüm içimi ısıtan sıcaklığı..Bugün çok mutluyum ve çevreme yaşama gülümseyerek bakıyorum..Gülümsedikçe kahkahaya dönüşüyor....
|
havin23 | 2008-11-11 18:37:51
|
|
Bilemezsin neler geçer şu kalbimden
Ne fırtınalara hazırlıktır
Neler isterde erteler yarınlara
Olmayacak neşeleri hüzünle yoğurur
Neler geçer şu yüreğimden
Geçerde utanır dudaklar açıklamaktan
Gözler buğulanır
Yağmurlu havaları andırır
Utanırda ağlayamaz
Åžu kalpte
Ne dilekler geçerde gerçekleşmez…
23.09.2008 - Bochum
|
|